Pankreas Kanseri- Vital Fulya Plaza

Pankreas Kanseri

Pankreas Kanseri Nedir?

Pankreas kanseri, pankreas dokusundaki hücrelerden kaynaklanan kötü huylu bir tümördür. Pankreas dokusunda yer alan tüm hücrelerden kanser çıkabilir. Hem endokrin (hormon üreten) hem de ekzokrin (sindirim salgısı üreten) dokudan kanser çıkabilir. Hastaların yaklaşık %95’inde neden pankreas kanalından kaynaklanan duktal adenokarsinom denilen alt tiptir. Bunun dışında nöroendokrin tümörler de kötü huylu olabilir. Öte yandan nadiren, pankreasa diğer organların kanserlerinden (örneğin: böbrek kanseri) metastaz olabilir.

Pankreas kanserinin nedenleri ve risk faktörleri nelerdir?

Pankreas kanserinin kesin nedeni bilinmemektedir. Buna karşın bilinen bazı risk faktörleri mevcuttur. Sigara, alkol, yağlı diyet, bazı kimyasallarla (iyonize radyasyon, alüminyum, akrilamid ve halojen hidrokarbonlar) temas halindeki meslekler, kronik pankreatit ve diyabet gibi hastalık öyküsü risk faktörleridir. Öte yandan genetik geçişi olan herediter pankreas kanseri de bilinen bir durumdur. Pankreas kanserinin öncüsü kistadenom adı verilen bazı iyi huylu tümörler de uzun dönemde kanserleşebilir.

Pankreas kanserinin belirtileri nelerdir? Tanı nasıl konulur?

Pankreas kanseri çoğunlukla sinsi gidişli bir hastalıktır, belirtileri siliktir ve hastalığın erken döneminde uyarıcı olmaz. Ancak tümör pankreasın baş bölümünde yer alıyorsa buradan geçen safra yolunu tutabilir ve hastada erken dönemde sarılık gelişebilir. Bu hastanın cerrahi şansını kullanabilmesini sağlayabilecek erken bir uyarıdır. Tümör büyüdükçe özellikle sırta vuran karın ağrısına neden olur. Ağrı karnın üst orta bölümündedir ve bir kuşak gibi her iki yönde yayılabilir. Bunun dışında hastalarda kilo kaybı, bulantı, kusma, tıkanma sarılığı varsa kaşıntı  görülebilir.Pankreas kanserinin tanısında  görüntüleme büyük önem taşır. Kontrastlı bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, endoskopik ultrasonografi en değerli görüntüleme yöntemleridir. Bu yöntemler tümörlerin yerini, çevre organlar ile ilişkisini, varsa uzak metastazları (hastalığın uzak yayılımı) başarıyla gösterir. Bazı tümör belirteçleri de pankreas kanserinin tanısında yardımcı olabilen tetkiklerdendir. Pankreas kanserinin tanısında iğne biyopsisinin değeri sınırlıdır. Bunun nedeni tümör dokusunun bağ dokusundan zengin olması ve bu nedenle yapılan iğne biyopsilerinin yalancı negatiflik (yani kanser olduğu halde yokmuş gibi sonuç alınması) riski yüksektir. Hekimi yanıltıcı ve hastaya zaman kaybettirici olabilmesi nedeniyle cerrahi olarak çıkarılabilecek nitelikte ve radyolojik olarak tümör görüntüsü veren pankreastaki tüm kütleler biyopsi denenmeden çıkarılmalıdır. Biyopsi uygulanacak seçilmiş sınırlı sayıda hastada bu işlemin endoskopiyle yapılması uygun olacaktır.

Pankreas kanserinin tedavisi nedir?

Pankreas kanserinin en etkin tedavisi cerrahidir. Hastanın genel durumu izin verdiği takdirde ve tümör cerrahi olarak geride tümör dokusu bırakmadan çıkarılabilecekse cerrahi mutlaka uygulanmalıdır. Pankreas kanserinde hastanın yaşı tek başına ameliyata engel bir faktör değildir. Genel durumu uygun olan her hastada yaşına bakılmaksızın pankreas cerrahisi uygulanabilir. Burada önemli nokta ameliyatı gerçekleştirecek ekibin bu alandaki deneyimidir.

Pankreas kanserinde çevre damar tutulumu varsa cerrahi uygulanmalı mıdır?

Pankreas kanserinde çevre damar tutulumu varsa bu cerrahiye kesin engel bir durum teşkil etmez. Burada tümörün hangi damarı, ne düzeyde tuttuğu önemlidir. Pankreasın arkasından seyreden ve bağırsaklardan gelen kanı karaciğere taşıyan mezenterik venin tutulduğu birçok durumda tümörün tuttuğu damar bölümü çıkarılabilir. Ancak yaşamsal önemi olan bazı damarlarda cerrahi olarak çıkarılamayacak düzeyde bir tutulum varsa bu durumda damarın çıkarılması uygun olmayabilir. Bunun kararını ameliyat öncesi detaylı incelemeler ışığında bu konuda uzmanlaşmış bir cerrahın vermesi en uygun seçenektir.

Pankreas kanserinin tedavisinde uygulanan ameliyatlar hangileridir?

Pankreas kanseri en sık organın baş bölümünde yer alır. Bu bölgenin kanserlerinde Whipple ameliyatı uygulanır. Bu ameliyatta pankreasın baş bölümü, on iki parmak bağırsağı, ana safra yolunun son bölümü, safra kesesi çıkarılır. Bazı hastalarda tümörü yer ve büyüklüğü göz önüne alınarak midenin son bölümünün çıkarılması gerekse dahi, ekip olarak çoğunlukla mide ve on iki parmak bağırsağının ilk birkaç cm’lik bölümünü koruyan “pilor koruyucu” Whipple ameliyatını tercih etmekteyiz. Pilor koruyucu ameliyatlardan sonra hastanın uzun dönem konforu daha iyi olmaktadır.Pankreasın gövde ve kuyruk tümörlerinde ise pankreasın ve buna ilave olarak birçok olguda dalağın çıkarıldığı “distal pankreatektomi” ameliyatı uygulanmaktadır.Bununla birlikte birden fazla tümör olan hastalarda veya geriye kalan pankreas dokusunun yetersiz kalacağı durumlarda pankreas dokusunun tamamının çıkarıldığı “total pankreatektomi” ameliyatı uygulanabilir.

Tümörün çıkarılamayacağı bazı durumlarda ve diğer palyatif yöntemlerin uygulanamadığı hallerde safra akışını ve gıda geçişini sağlamak için bypas ameliyatları da yapılmaktadır.

Prof. Dr. Salih Pekmezci
Hepato Pankreato Biliyer Cerrahi

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir