Katarakt - Vital Fulya Plaza

Katarakt

Katarakt, göz sorunlarının en yaygın görülen şeklidir. Sağlıklı bir gözde lens saydamdır, ışınların doğrudan retinaya ulaşmasını sağlar. Keskin ve net bir görüntü oluşturur. Katarakt, lensin görmeyi engelleyecek şekilde opaklaşması yada sislenmesidir. Daha çok ışının göz içine girmesi engellendiği için bu durum görmede azalmaya neden olur. Sanki kirli bir camdan dışarıya bakar gibi objelerin netliği ve renkleri net seçilemez. Gözdeki doğal lensin opaklaşması devam eden bir süreçtir.

Kataraktın belirtileri nelerdir?

Görmede yavaş yavaş azalma
Işığa hassasiyet, kamaşma
Çift görme
Okuma zorluğu
Sonradan ortaya çıkan miyopi
Renklerin soluklaşması ve sararması

Katarakt Nasıl Tedavi Edilir?

Kataraktın tedavisi bugün için ancak ameliyatla mümkün olmaktadır. Modern tekniklerin gelişimi ile günümüzde katarakt ameliyatı iğnesiz, narkozsuz ve hastanede yatmadan yapılabilmektedir. Ameliyatla saydamlığını yitirmiş merceğiniz alınmakta, onun yerine numarası hesaplanmış yapay göz içi lensi (IOL) konmaktadır.

Ameliyat Ne Zaman Yapılmalıdır?

Günlük yaşantınızı olumsuz etkilemeye başlayan görme azalması, kamaşma ya da iki göz arasında görme farkı varsa ameliyat zamanı gelmiş demektir. Katarakt gelişiminin durdurulması yada geriye döndürülmesi tıbbi tedavi ile mümkün değildir. Katarakt tedavisinde uygulanacak tek tedavi yöntemi cerrahidir. Kataraktlı olan mevcut lens göz içinden alınarak yerine saydam mercek yerleştirilir.

Kataraktın alınması için eskiden geleneksel olarak dikişli yöntem kullanılıyordu. Artık günümüzde modern yöntemler geliştirildi. Fakoemülsifikasyon denilen en modern katarakt cerrahisi yönteminde korneadan çok kısa bir kesiden göziçine aletler ile girilerek ultrason enerjisi ile lens çok minik parçalara ayrılarak vakumla çekilmektedir.Bu küçük kesi yerinden göz içine katlanabilir mercek yerleştirildikten sonra dikiş konulmadan operasyon tamamlanmaktadır.Fakoemülsifikasyon yöntemi, geniş bir kesi olmadığı ve kapalı sistemde çalışıldığı için erken dönemde görme düzeyini arttıran oldukça güvenli komplikasyonu çok az olan bir yöntemdir. Cerrahide standart olarak lokal anestezi uygulanmaktadır. Gözünüz uyuşturulduğu için operasyon sırasında bir şey hissetmeyeceksiniz, belki gözünüze hafif dokunmaları hissedebilirsiniz. Operasyon kataraktınızın tipine göre, yaklaşık 5-10 dakika kadar sürmektedir. Bu süre içerisinde başınızı yada gözünüzü hareket ettirmemeniz gerekmektedir. Fako cerrahisi sırasında standart olarak nabız ve tansiyon değerleriniz monitorize edilmektedir. Doktorunuz ile operasyon sırasında her an iletişim halinde olabilirsiniz.

Katarakt Operasyonundan Sonra İkinci Defa Katarakt Gelişebilir mi?

Mevcut kataraktlı lensiniz tamamen göz içinden alındığı için ikinci defa katarakt gelişimi kesinlikle söz konusu değildir. Katarakt operasyonu sırasında kataraktlı lens alındıktan sonra ince bir zar içine mercek yerleştirilir. İşte bu ince zar tabakası operasyon sonrası dönemde kalınlaşabilir. Bu durum operasyonun gidişi ile yada operasyon sırasında meydana gelen komplikasyon ile ilişkili değildir. Merceğin yerinde durmasını sağlayan zarın beyazlaşması yapısal olarak her gözde meydana gelebilir. Böyle bir durumda tedavi ameliyat değildir. Saniyeler içerisinde biten laser (YAG laser ) uygulaması ile tamamen tedavi edilebilir.

Katarakt Operasyonu Öncesi ve Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kataraktın derecesine göre Aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar ameliyattan 3 gün önce kesilmelidir.
Ameliyat sabahı kahvaltı edilebilir ancak çok ağır olmamalıdır.
Diabet, hipertansiyon, astım gibi sistemik hastalıklar için kullanılan ilaçlar ameliyat günü kesilmemelidir. İnsülin dozuna, oral antidiabetik tedaviye, diete uymaya her zamanki gibi devam edilmelidir. Ameliyat günü sistemik olarak kullandığınız ilaçlarınızı yanınızda getirmenizde fayda vardır.
Ameliyat günü yüz iyice yıkanmalıdır ve makyaj yapmaktan, losyon ve parfüm kullanmaktan kaçınılmalıdır.
Ameliyat sırasında üzerinizdeki kıyafetler değiştirilecektir, sterilite açısından size verilen ameliyat kıyafetleri giyilecektir.
Ameliyat bittikten kısa bir süre sonra evinize dönebilirsiniz doktorunuz sizi ilk 36 saat içinde kontrole çağıracaktır. Eve yalnız dönülmemesi, araba kullanılmamasında fayda vardır.
Damla konulmadan önce eller iyice yıkanmalıdır.
Ameliyat sonrası doktorunuz size 2 farklı damla kullanmanızı önerdiyse, her iki damla aynı anda damlatılmamalıdır. Birinci damladan 15 dakika sonra diğer damla konulmalıdır.
Damla konulmadan önce şişenin çalkalanmasında fayda vardır.
Damla koyarken yukarıya doğru bakılıp alt kapağınızı aşağıya doğru çekerek göz kapağının içine doğru, damlanın ucu göze değdirilmeden konulmalıdır.
Damlalara gündüz boyunca devam edilmelidir, gece uyurken kalkıp damla konulmasına gerek yoktur.
Size ek olarak bir şey söylenmediyse damlalarınızı 15 gün boyunca, size verilen saat tablosuna uygun olarak kullanmanız yeterli olacaktır.

Katarakt Ameliyatı Sonrasında Hastaların Yakın ve Uzak Gözlüklerinden Tamamen Kurtulma Şansları Var mıdır?

Evet kesinikle vardır. Ameliyat sırasında kullanılan multifokal mercekler son yılların en gelişmiş teknolojisidir. Göz merceğinde eskiden beri süre gelen standart olarak uzağı gösteren saydam bir tabaka varken, son yıllarda ortaya çıkan multifokal mercekler hem uzağı hem de yakın görüşü sağlayan üzerinde hareler bulunan özellikli merceklerdir.Yani katarakt ameliyatında seçtiği merceğe bağlı olarak hasta sonraki yaşantısını tamamen gözlüksüz olarak geçirebilir.

Prof. Dr. Can Üstündağ
Göz Hastalıkları Uzmanı

Göz Tansiyonu (Glokom) - Vital Fulya Plaza

Göz Tansiyonu (Glokom)

Göz tansiyonu (glokom), göz içi basıncının görme sinirini tahrip edecek kadar yükselmesi nedeniyle görme kaybına yol açan bir hastalıktır.

Halk arasında göz tansiyonu adıyla bilinen glokom, milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmezse, görme kaybına neden olabilir.

Göz tansiyonu sinsi bir şekilde ilerler

Glokomda göz içindeki sıvı basıncı, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verecek düzeyde yüksektir. Sıklıkla 40 yaşın üzerinde oluşan glokom, genellikle yıllar içinde çok sinsi ilerler.
Bu glokom tipi en sık görülen glokom tipi olup, primer açık açılı glokom olarak adlandırılır. Bu süre içinde, glokomlu kişilerin bir bölümünde de hastalığa ait herhangi bir belirti görülmez.

Göz tansiyonunun geri dönüşü yok

Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığı zaman fark edilebilir. Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığından, erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.

Diğer bir glokom türü ise yine genellikle ileri yaşlarda krizle ortaya çıkan dar açılı glokomdur. Şiddetli göz ve baş ağrısı, görmede bulanıklık, gözde kızarıklık, bulantı ve kusma ile kendisini gösterir. Dar açılı glokomun, acil tedavi edilmesi gerekir.

Konjenital yani doğuştan glokomda ise çocuklarda göz büyümesi, gözde sulanma ve ışığa karşı hassasiyet oluşur.

Göz tansiyonu tedavisini geciktirmeyin

Glokom, teşhis edildikten sonra tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamaz, fakat uygun tedavi ile kontrol altında tutulabilir ve görme kaybının ilerlemesi engellenebilir. Bu nedenle, göz doktorunuzun önerdiği tedaviyi düzenli ve hiç aksatmadan yapmanız gereklidir. Ayrıca, kontrollerinizi de düzenli olarak yaptırmak zorundasınız.

Açık açılı glokom, öncelikle göz içi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi edilir. Bu ilaçlar, genellikle göz damlası şeklindedir. Gerekirse lazer ile tedavi ya da cerrahi tedavi yapılabilir. Bu tedavilerin amacı görmeyi artırmak değil, kalan görmeyi korumaktır.
Krizle ortaya çıkan dar açılı glokomda ise acil tedavi gerekir. Doğuştan mevcut olan glokomda ise, tedavi esas olarak cerrahidir.

Prof. Dr. Can Üstündağ
Göz Hastalıkları Uzmanı